12 Eylül 2026 Cumartesi

"Unpopular Opinion": Yazılım devi Microsoft kendini istemeden birden çok şekilde sabote ediyor olabilir mi?

Türkiye'de bu konu pek konuşulmayıp gündeme gelmese de, yurtdışında özellikle son kullanıcılar, sistem yöneticileri tarafında Microsoft'a karşı sesler Internet'te yükseliyor.

(1)

Sorunun odağında, Windows 11'in ta kendisi bulunuyor. Sorun ise hepimizin bildiği, Windows 11'in bitmek bilmeyen hataları. Hataları düzeltmek için çıkarılan, indirmesi uzun zaman alan, ama kurulduğunda da beklendiği gibi hataları düzeltirken, başka yerleri bozan yamalar baş rolde. Bazen belli bir hatayı düzeltmek için, aynı yamanın 2-3 farklı versiyonun arka arkaya çıkarıldığı görülebiliyor. Hatta yakın zamandan örnek vermek gerekirse, kurumsal şirketlerde uzaktan çalışmanın olmazsa olmazı "Always On VPN"in bazı bilgisayarlarda olması gerektiği gibi çalışması, 08 Eylül 2026'da çıkarılan bir yama ile alakasız bir şekilde bozulduğu raporlanıyor.

(2)

Hemen her türlü bilgisayarda çalışabilen, Windows 10'dan genel olarak kullanıcılar memnundular, ama hem sistem güvenliğini arttırmak, hem de işbirliği içinde olduğu donanım üreticilerinin satışlarını arttırmak için Microsoft Windows 11'i tanıttı, ama eskisi gibi hemen her bilgisayarlarda çalışabilecek şekilde değil, belli bir donanım konfigürasyonu ve yukarı modelleri destekleyerek. Microsoft Windows 10 desteğini de 14 Ekim 2025'de, geçen sene sonlandırınca, bu son kullancılar için aynı işleri yapmak için, görünürde ekstra bir fayda sağlanmamasına rağmen, yeni bir bilgisayar almaları anlamına geliyordu. Birinci maddedeki yazılım hatalarıyla birleşince, kullanıcılar ve sistem yöneticilerinde huzursuzluklar baş göstermeye başladı. 

(3)

Zamanı geri sararsak, Bill Gates ve Steve Ballmer'ın Microsoft'u yönettiği zamanlarda, Linux ve Open Source, Microsoft tarafından, kendi lisans ve satış ücretlerini düşüren bir "kanser" olarak görülüyordu. O zaman için Open Source herşeye savaş açmışlardı, daha sonraları ise, ücreti 0 olan ürünlerle başedemeyeceklerini anladılar ve barışma yolunu seçtiler. Hatta barışmakla kalmadılar, Microsoft Azure'da serverların çoğunun Linux olduğu düşünülürse, bu serverları kiralayarak, hizmet satarak, para kazanmanın da yolunu buldular. Beklenmedik şekilde bir adım daha ileri giderek, Windows Sub-System for Linux (WSL) ile Ubuntu Linux'u direkt Windows'un içinde, yanyana, çalışmasına izin verdiler. Böylece insanların Linux'a daha da kolay alışmasının yolunu açtılar. Benim fikrime göre, bu ticari bir firma için yanlış bir karardı.

(4) 

Son kullanıcılar haricinde Microsoft'un asıl pahalı lisanslardan para kazandığı alan ise server yazılımlarıdır. Internet'teki Web Server'lerinde, Linux'un pazar payı %62 civarındayken, Windows'un ki sadece %3-%8 bandında tahmin edilmektedir. Cloud'daki sunucularda ise Linux %92 iken, Windows %8'dir. Görünen o ki, Microsoft zaten server yazılımı pazarında çok fazla lisans ücreti kaybetmiş görünmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder